Soru
Pavlus'un "Sizi hatırladıkça Tanrım'a şükrediyorum" (Filipililer 1:3) demesinin önemi nedir?
Yanıt
Pavlus'un Filipi kilisesine yazdığı mektup bir düşünceyle başlar: "Sizi hatırladıkça Tanrım'a şükrediyorum" (Filipililer 1:3). Pavlus bu kilisedeki insanlarla yakın bir ilişki geliştirmişti ve onlara olan sevgisi onlar için ettiği duada ve mektubun tamamında açıkça görülmektedir. Tüm imanlılar birbirlerine olan sevgilerini sadece sözle değil, eylemle ve gerçekle de göstermelidir (1.Yuhanna 3:18) ve buna birbirleri için dua etmek de dahildir.
Pavlus Filipi'deki imanlılar için minnettardı. Oradaki kilise Pavlus'un ikinci müjdeleme yolculuğu sırasında kurulmuştu (Elçilerin İşleri 16) ve Pavlus'la "ilk günden bugüne kadar müjdeye ortak olmuşlardı" (Filipililer 1:5). Filipi'deki imanlılar Pavlus'un hizmetini yıllar boyunca, hatta Pavlus hapisteyken bile sadakatle desteklemişlerdi (Filipililer 4:16). Onların desteği ve inancı için müteşekkirdi.
Pavlus'un bu kiliseyle devam eden ilişkisi, onları her hatırladığında Tanrı'ya şükrettiğini söylemesine izin veren bir minnettarlık yüreğini ortaya çıkardı. İster dua ederken ister başka biriyle konuşurken olsun, Filipili imanlıları her düşündüğünde, Pavlus onlar için Tanrı'ya şükrederdi. Filipililer 1:3-8 ayetleri Pavlus'un Filipi'deki inanlılara duyduğu sevinci, sevgiyi ve ilgiyi gösterir. Onlarınki elçinin dualarını etkileyen bir ilişkiydi: "Her duamda hepiniz için her zaman sevinçle dilekte bulunuyorum" (Filipililer 1:4).
Filipi, müjdeyi duyurmak için zor bir yer olmuştu. Pavlus ve Silas orada haksız yere hapse atılmış ve serbest bırakılmadan önce dövülmüşlerdi. Filipi'deki dinsizlerden gelen bu sert muamele, oradaki inanlıların imanını ve bağlılığını çok daha tatlı hale getirdi. Pavlus'un minnettarlığı, yalnızca kilisenin Kurtarıcısı ve Rabbi olan Tanrı'ya yöneliktir. Pavlus, "ne ekenin ne de sulayanın bir şey olmadığını, her şeyi büyütenin yalnızca Tanrı olduğunu" biliyordu (1. Korintliler 3:7).
Hristiyanlar birbirlerini sevmeye çağrılmışlardır (Yuhanna 13:34-35; 15:12; 1. Petrus 4:8; 1. Yuhanna 4:11) ve bunu yapabilmemizin bir yolu da birbirimiz için dua etmektir. İman kardeşlerimiz için (Efesliler 6:18), müjdenin hizmetkârları için (Efesliler 6:19-20), zulüm gören kilise için (İbraniler 13:3) ve tüm insanlar için dua etmeye çağrıldık (1. Timoteos 2:1). Başkaları için dua etmek odağımızı kendimizden uzaklaştırır ve bize bir imanlılar topluluğu olduğumuzu hatırlatır. Mesih'in Yasası'nı yerine getiren "birbirimizin yükünü taşımamızı" sağlar (Galatyalılar 6:2). Bizler de dünyanın dört bir yanındaki imanlıların her hatırlanışında Tanrı'ya şükredebiliriz, çünkü hepimiz Mesih'in umuduna sahibiz.
İnanlılar Mesih'in bedenini oluştururlar (1. Korintliler 12:27) ve her anışta kurtuluşumuz ve paylaştığımız hizmet için Tanrı'ya şükretmeliyiz. Göz ayak için şükretmeli, akciğer kalp için şükretmeli vs. Bedende kesin bir ortaklık vardır. Filipili imanlıların Pavlus'la "müjde ortaklığı" olduğu gibi (Filipililer 1:5), bizim de başka yerlerde Mesih'e hizmet edenlerle müjde ortaklığımız vardır. Tüm imanlılar müjdede birleşmişlerdir. Birbirimiz için dua ederken, sevinç ve güvenle dolabiliriz: "Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı'nın bunu Mesih İsa'nın gününe dek tamamlayacağına güvenim var" (Filipililer 1:6).
English
Pavlus'un "Sizi hatırladıkça Tanrım'a şükrediyorum" (Filipililer 1:3) demesinin önemi nedir?